EkonomiRSS
Tümü
Güngör Uras Olayların içindenguras@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Cumhurbaşkanlığı binasına girdiğimizde, Denktaş’ın yardımcıları ofisdeki eşyaları kutulara yerleştiriyordu. Denktaş güler yüz ile bizi karşıladı. Geniş kanepeye sıralandık... O ise makam koltuğuna bitişik koltuğa oturdu. Makam koltuğu dolu idi. Orada sevimli bir köpek oturuyordu.
“Öbürünün adı Boncuk idi... Bununki ne?” diye sordum. “Boncuk... Ama bu Boncuk II” diye cevapladı”. “Boncuk II’mi ?” diyerek hayretimi ifade edince kızar gibi yaptı...”, “İngiliz Kraliçesi Elizabeth I ve II oluyor da... Boncuk’lar neden I ve II olmasın” dedi
Boncuk I, Kıbrıs’ın “Makam Köpeği”ydi. Denktaş resmi bir ziyaret için İstanbul’da bulunduğu sırada, 2004 yılının son günlerinde Kaniş cinsi bir köpek olan Boncuk I’i Kıbrıs’ın Yılandere mevkiinde sokak köpekleri parçalamış, veterinerler iyileştirememişti. Denktaş’ın Kıbrıs’a döndüğünde ağladığını gazeteler yazmıştı. Denktaş Boncuk I’i yanından ayırmazdı. Makam arabasına Boncuk I ile biner, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki her toplantıya Boncuk I’de katılırdı.
Denktaş, 17 Nisan 2005 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını açıkladığı için 22 yıl yaşadığı Saray’ı terk ediyordu. Bizler, (Ben, Derya Sazak, Fikret Bila ve Yurttaş Tümer) Milliyet adına, Saray’ı terk etmeden, bir çayını içmek için ziyaretine gitmiştik. Sohbet ettik. Yurttaş Tümer onun fotoğrafını çekerken Denktaş da kendi fotoğraf makinesi ile bizlerin fotoğrafını çekiyordu. (Ara not: Denktaş fotoğrafa meraklı idi. Devamlı fotoğraf çekerdi. Fotoğraf arşivi Kıbrıs tarihi bakımından önemlidir. Birileri sahip çıkmalıdır.)
Biz, 17 Nisan 2005 Seçimlerini izlemek için Kıbrıs’a gitmiştik. Denktaş’ı Saray’da ziyaret etmeden bir gün önce, Gazimağusa’da Namık Kemal’in kapatıldığı zindanın önündeki meydanda kurulan sahnede “S.O.S. Müzik Grubu”nun seçim şarkılarını dinlemiştik. “Dileğimiz gerçekleşti sonunda/Hepimize kutlu olsun Avrupa... Dönüş yok geriye/Sesimizden Avrupa inlesin”.
Meydanda konuştuğumuz gençler, “Bizi ailelerimiz yollamadı. Biz Talat’ı destekliyoruz. Talat bizi Avrupalı yapacak. Denktaş yüzünden olamadık” diyorlardı. Gençler için Avrupalı olmak, AB pasaportu demekti.
Mehmet Ali Talat, peşinde büyük kalabalık ile meydana geldi. Meydan bayrak seli oldu. Ben bu kadar coşkulu miting görmemiştim. Meydana gelenlerin ellerinde KKTC veya Türk bayrağının bulunmamasına üzülmüştüm.
Talat’ın, “Kıbrıs Türk’ünü Avrupalı yapacağız. Çözüm dönemi başladı. Statükonun kökünü kazıyacağız” söylemi büyük alkış toplamıştı. “S.O.S. grubunun” seslendirdiği “Saraya... Saraya... Saraya” şarkısıyla alkışlar arasında kürsüden inmişti.
İşte bizler de “S.O.S. grubunun” sözünü dinleyerek(!) ertesi sabah “Saraya gittik”... Eşyalarını toplayan Denktaş’ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı”nda ziyaret ettik.
“Talat dün akşam statükonun kökünü kazıyacağız” dedi. “Statüko nedir?” diyerek söze girdim. “Statüko, Denktaş’tır. Denktaş ise, (1) Egemenliktir, (2) Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüdür, (3) Türk askerinin adada varlığıdır” dedi.
Devam etti. “Bugünkü durumdan iyisi olamaz. Bugünkü durumun alternatifi azınlık olmak, bağımsızlığı kaybetmek. Bu isteniyorsa 30 yıldır ne için çırpındık? Dikkat ediniz. Kıbrıs’taki Türkleri azınlık durumuna düşürmeyen, Türkiye’nin tüm haklarını yok etmeyen hiçbir anlaşmaya Rum tarafı evet demeyecektir” dedi.
Çözümün önündeki tek engelin Denktaş olduğunu söyleyenler, Denktaş’ın iktidardan ayrılmasından sonra verilen tavizlere rağmen hiçbir gelişme sağlayamadılar. 

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
"Flöre" hangi spor dalına ait bir terimdir?
Markapon
©Copyright 2012