Çan’a gittim. Çan, etrafı yüksel tepeler ve dağlarla çevrilmiş, Çanakkale’ye 76 km. uzaklıkta merkezde 28 bin kişinin yaşadığı bir ilçe.
Çan’a gidince İbrahim Bodur’un seramik tesislerini gezip görmemek olur mu ? Kalebodur Seramik tesislerini dolaşırken Mustafa Tunçalp (1941 Diyarbakır- M.Ü.Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu) ile tanıştım.
İbrahim Bodur Mustafa Tuncalp’ı sanat danışmanı yapmış. O da 1971 yılında fabrikanın içinde bir Sanat Atölyesi kurmuş. Bu atölyede misafir sanatçı olarak bugüne kadar B. Rahmi ve Eren Eyüboğlu, Jale Yılmabaşar, Erdinç Bakla, Bingül Başarır, Hamiye Çolakoğlu, Devrim Erbil gibi sanatçılar belli zamanlarda gelerek seramik çalışması yapmış. Mustafa Tunçalp genç yardımcılarıyla devamlı üretim yapıyor. Dışişleri Bakanlığı’nın bir projesi kapsamında 21 Şubat’da New York’ta açılacak seramik sergisine hazırlanıyor. Sanat Atölyesi’nda yapılan çalışmalardan etkilendim. Sanayicilerimizin bu tür faaliyetleri desteklemesi çok hem de çok önemli.
Kaleseramik, Pera ve Etili
Türkiye’nin ilk seramik karo üreticisi Çanakkale Seramik Fabrikaları 1957 yılında, ilk yer karosu üreticisi Kalebodur Seramik Sanayi 1972 yılında Çan’da faaliyete geçmiş. İki farklı alandaki tesisler 2000 yılında “Kaleseramik- Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayi A.Ş” ismiyle tek çatı altında toplanmış. Kaleseramik 66 milyon metrekare/yıllık üretim kapasitesi ile tek bir alanda üretim yapan dünyanın en büyük seramik kuruluşu imiş. 1 milyon 250 bin metrekare açık alan ve 650 bin metrekare kapalı alanda kurulu 50 fabrikada üretimini sürdüren Kaleseramik, yılda 27.5 milyon metrekare duvar karosu, 32 milyon metrekare yer karosu ve 6.5 milyon metrekare granit seramiğin yanı sıra, 15.000 ton izolatör, 40.000 ton frit üretimi kapasitesine sahip.
Çan’da ekonomiyi ve yaşamı İbrahim Bodur’un kurduğu geliştirdiği bu seramik tesisleri ayakta tutuyor. Çanakkale Seramik rüzgarı ile Etili Köyü’ünde kurulan Etili (2006) ve Pera (2007)seramik tesislerinde iç ve dış piyasa için yer ve duvar karoları üretiliyor.
Seramik hayat vermiş
Çan yıllar önce küçük bir köymüş. 1897 yılında bucak olarak Biga’ya bağlanmış. Yunan işgalinde kalmış. Milli Mücadele’de işgalden kurtuldukdan sonra, 1921 yılında ilçe olmuş. 1945 yılından bu yana Çanakkale’ye bağlı bir ilçe.
Çevresinde linyit, kaolen, kuvars, kil, feldspat madenleri var. Linyiti bir KİT olan Çanakkale Linyit İşletmesi çıkarıyor,yüzde 10’unu piyasaya kalanını termik santrala satıyor.EÜAŞ’ın kurduğu termik santral saatde 180 ton kömür yakarak, Türkiye’de kullanılan toplam elektriğin yüzde 1.5-2.5’unu üretiyor. Diğer madenler seramik sanayinin girdileri. Madenlerin çoğunu Kale Grubu işletiyor.
Çan’da tarım yapılacak toprak yok. Hayvancılık gelişmemiş. Zeytin ve pirinç üretimi az da olsa gelir sağlıyor. Ekonomi ve sosyal yaşam kömüre, madene, seramiğe dayanıyor. Seramikte bir zamanlar 5 bin kişi çalışırlırmış. Şimdilerde seramikte 2.500, kömürde 250, santralda 250 kişi çalışıyor. Bugüne kadar seramikden 25 bin kişi emekli olmuş. Çan’da 17 bin SSK emeklisi yaşıyor. Diğerleri Çanakkale ve Biga’ya göçmüş.
Gazete Çan’dan Sadettin Aslan diyor ki, “Çan da hayat seramik pazarına bağlıdır. Seramikte işler iyi gider ise Çan’da yaşayanların da yüzü güler”.








