Meral Tamer mtamer@milliyet.com.tr
Tüm Yazıları »
|
Her yıl ocağın son haftasında yapılan Dünya Ekonomik Forumu toplantısı için Davos yolundayız. Program yine yüklü. Oturumlar sabah erkenden başlayıp gece yarılarına kadar sürüyor.
Mesela dünyada bugüne kadarki
tüm gişe rekorlarını kırmaya aday Avatar’ın yönetmeni James Cameron’la gecenin 11’inde bir içkiye ne dersiniz? Aslında film ilginizi çekmediği gibi, yorgunluktan sürünüyor da olsanız eliniz mahkûm; erken yazılıp yer bulabilirseniz gideceksiniz! Davos’ta işin raconu böyle...
Herhalde kabinesinin yarısını kadınlardan oluşturan, kamuda bile kadın kotası koyan İspanya Başbakanı Zapatero’yu dinlememek de olmaz. Obama yönetiminin ekonomideki en yetkili isimlerinden Başkanlık Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Larry Summers ile Davos ahalisi arasındaki diyaloğu da merakla bekliyorum.
Küresel Devlet Adamı Ödülü
Davos’ta bu yıl ilk kez “Küresel Devlet Adamlığı Ödülü” veriliyor. Ödülün ilk sahibi de Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva olacak. Lula ve Başbakan Erdoğan, birkaç ay arayla iktidara gelmişler ve çiçeği burnunda liderler olarak yıllar önce Davos’ta görücüye çıkmışlardı.
2 dönem başkanlık yapan Lula’nın görev süresi yakında doluyor. Bu süre içinde Brezilya’da izlenen sosyal politikalar sonucu gelir dağılımı düzeldi; tatmin edici ekonomik büyüme sağlandı. Lula sayesinde tüm Latin Amerika’da halkın demokrasiye desteği ve güveni son 8 yılda % 11 arttı.
Küresel krize rağmen geçen yıl % 1 büyümeyi başaran Brezilya’nın 2020’de dünyanın 5. büyük ekonomisi olması bekleniyor. Lula’nın işaret ettiği yardımcısı hanımın başkan seçileceğine de kesin gözüyle bakılıyor. Lula ödülü fazlasıyla hak ediyor.
Bizim başbakan Davos’u protesto etmeseydi, önümüzdeki yıl bu ödülün sahibi olabilir miydi? Erdoğan, Davos platformunu rahmetli Özal’dan bile daha iyi kullandığına göre neden olmasın? Ama “Daha da Davos’a gitmem” dediğine göre bu ödülü unutalım!
Çin’e, Hindistan’a yayın
Bu yıl Davos’ta birkaç ilk birden yaşanıyor. Mesela çok sayıda oturumun altında “Bu oturum muhabirlere açıktır!” yazılı; daha önce hiç görmediğimiz bir not. Oysa bugüne kadar kapılarda sıkı bir denetim olur, sarı yaka kartlı basın mensuplarının burunlarının kapıdan içeri uzatmalarına izin verilmez, dahası konuşmaların yayınlanmasının yasak olduğu, katılımcılara özellikle belirtilirdi. Büyük bir dönüşüm!
Bitmedi: Bugüne kadar sadece CNBC, BBC ve CNN gibi Batılı TV kanalları için özel oturumlar yapılırken, bu yıl ilk kez Hint televizyonu NDTV, China Central Television, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Al Arabiya ve Japan Broadcasting Corporation NHK için özel oturumlar var. Çince-İngilizce, Arapça-İngilizce gibi
2 dilde yapılacak bu yayınlar, Batı’dan Doğu’ya güç kaymasının şiddetini de gösteriyor.
Küçük bir hatırlatma: Asya-Pasifik’teki 21 ülkede yaşayan yaklaşık 3 milyar insan, artık dünya GSYH’sinin yarıdan fazlasını gerçekleştiriyor ve kuralları belirliyor.








Yunanistan’dan beter durumda olmak