EkonomiRSS
Tümü
Güngör Uras Olayların içindenguras@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Merkez Bankası tarafından önceki gün yayınlanan Para Politikası Kurulu toplantı notu ile yeni bir faiz indirimine gidilebileceği duyurusu yapıldı. Bu duyurudan sonra dün piyasalarda gösterge tahvilin faizi yüzde 8.16 seviyelerinden yüzde 8.10’a kadar geriledi. Bizde faiz oranları şöyle oluşuyor:
- Merkez Bankası bankalara gecelik borç verme faizi (şimdilerde yüzde 9) ile bankalardan gecelik para toplama faizini (şimdilik yüzde 6.50) ve de piyasada etkili olan 1 haftalık repo (borç verme) faizini (şimdilik yüzde 7) açıklıyor.
Merkez Bankası’nın faizini aşağıya indirme, yukarıya çıkarma işlemleri bu faiz oranları üzerinden yapılıyor. 
- Merkez Bankası’nın belirlediği bu 3 faiz oranına göre bankalar Türk lirasını en fazla yüzde kaç faizle borçlanacaklarını, ellerindeki paraları en fazla yüzde kaç faiz ile kullandıracaklarını belirliyor.
- Hazine yeni çıkaracağı bonoların ve tahvillerin faizini Merkez Bankası faizlerini dikkate alarak belirliyor. 

Kumanda Merkez Bankası’nda
Bankalar mevduat ve kredi faizlerini Merkez Bankası faizlerine göre ayarlıyor. Bütün bu belirleme ve ayarlamalardan sonra, faizin günlük hareketi ikinci el piyasada alınıp satılan Hazine tarafından çıkarılmış tahvilin faizinden izleniyor. Gösterge tahvilin faizi denilen bu faiz oranı finans çevrelerinin bekleyişlerine ve değerlemelerine göre oluşuyor. Gün içinde bile inip çıkıyor.
Buraya kadarki anlatım para piyasalarıyla ilgili anlatımdır. Şimdi de gelelim halkımızı ilgilendiren kısıma. Halkımızın ilgilendiği faiz (1) mevduat faizi (2) kredi faizidir. Halkımız mevduatından yüksek faiz almayı, bankalardan borçlanırken de daha düşük faiz ödemeyi ister. Batı’da ikinci dip (durgunluğun krize dönüşmesi) korkusu yayılıyor. Başta ABD olmak üzere ülkeler bu nedenle faiz indirimini tartışıyor. 

Kredi talebini artırıyor
Batıda faiz indirilince tüketici daha fazla kredi kullanarak tüketim yapıyor. Piyasa canlanınca girişimci ucuz kredinin cazibesiyle üretimi, yatırımı artırıyor. Daha doğrusu faiz aşağıya çekilince bunların olacağı sanılıyor. Ama olmuyor. ABD ve Japonya’da bunun olmadığı görüldü.
Türkiye’de faiz aşağı inerse mevduat sahipleri mutlu olmaz. Parasını tahvile, bonoya yatıranlar mutlu olmaz. Ama tüketici kredisi kullananlar, özellikle kart borçlularıyla konut satın alacaklar sevinir. Taksitli satışlarda satıcıların uyguladığı faiz oranları biraz aşağı iner. Türk lirası kredi kullanan KOBİ’ler ve ticari işletmelerle sanayi kuruluşlarının finansman yükleri hafifler. Hazine yeni bono ve tahvil çıkarırken daha düşük faizle borçlanma imkanına kavuşur. Sıcak paracılar ülkeden daha az faiz geliri çıkarır.
İyi de... Faizleri aşağıya çekmenin bu kadar fazileti var da, Merkez Bankası neden faizleri aşağı çekmiyor? Mevduat sahiplerini sıcak paracıları üzmemek için değil, enflasyondan korktuğu için faizleri aşağı çekmiyor. Faizi aşağı çeker ise ucuz kredi kullanacakların iç talebi artırması sonucu enflasyonun tırmanışa geçmesinden korkuyor.

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
Temel Reis'in sevgilisi olan çizgi kahraman kimdir?
Markapon
©Copyright 2010