Meral Tamer mtamer@milliyet.com.tr
Tüm Yazıları »
|
Cinsiyete duyarlı bütçelemeyi ilk kez 5 yıl önce, Güler Sabancı ile Kadın Dostu Kentler projesi için yollara düştüğümüzde duymuştum. Sabancı Vakfı’nın İçişleri Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ile birlikte 6 pilot ilde yürüttüğü 3 yıllık projenin temel hedefi, “kadınların ve çocukların insan haklarının” illerdeki mülki amirlikler ve yerel yönetimlerce dikkate alınmasını sağlamaktı. Güler Hanım ile birlikte Kars, Van, Urfa, Nevşehir ve Trabzon’a giderek bu pilot illeri Kadın Dostu Kent’e dönüştürmek için yapılan çalışmaları ve kaydedilen büyük ilerlemeleri yerinde gördük.
Yeni Anayasa’nın 10. maddesinde kadının erkekle eşit olduğunun ön kabulü var ve bu hedefe ulaşmak için “Kadına pozitif ayrımcılık uygulanacaktır” deniyor. Ancak hepimiz biliyoruz ki yasada yazılanlar, yıllarca kâğıt üzerinde kalabiliyor. Dahası Anayasa’da böyle yazdığı halde Türkiye’de eril tahakküm alanları her gün yeniden üretiliyor.
Halkımız = Erkekler
Örneğin kamu kaynaklarının en yoğun olduğu alanlardan biri olan sporu ele alalım. İllerde, ilçelerde hatta köylerde, beldelerde “HALKIMIZ” için yapılan futbol ve basketbol sahalarından kimler yararlanıyor diye baktığınızda “Halkımız = Erkekler” oluveriyor!
Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın ön ayak olması sonucu kurulan ve KA.DER, KAMER, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, KAGİDER, Türk Kadınlar Birliği gibi toplam 100 bini aşkın üyesi bulunan 42 kadın derneğini çatısı altında toplayan Haklı Kadın Platformu olarak bizler, Türkiye’de artık merkezi bütçelerin toplumsal cinsiyete duyarlı olarak hazırlanmasını istiyoruz.
Cinsiyete duyarlı bütçeleme, aslında dünyada da yeni bir uygulama. Ancak 2023’te en büyük 10. ekonomi olma hedefini koyan AKP Hükümeti, kadınları her alanda hayatın içine daha fazla katmadan, bu hedefe ulaşmasının mümkün olmadığını bir an önce idrak etmeli.
Biz Haklı Kadın Platformu olarak hükümetten, 2012 Bütçesi’nde küçük de olsa bir hamle bekliyorduk; ama olmadı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten,
2013 Bütçesi’nin cinsiyete duyarlı olması
için gerekli hazırlıklara şimdiden
başlamasını istiyoruz.
Şimşek’in yanı sıra bütün bakanlara dün yolladığımız mektupta dedik ki:
Şimşek’e mektubun metni
“Sayın Mehmet Şimşek,
Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanı
2012 bütçesiyle ilgili olarak 24 ekim
2011’de yaptığınız konuşmada yer alan ‘Bütçemizi toplumsal cinsiyete duyarlı hale getiriyoruz’ cümlesi, cinsiyetler arası eşitsizliğin giderilmesi için toplum kaynaklarının adil olarak dağıtılması yolunda önemli adımlar atılacağına ilişkin bize
umut vermişti.
Ancak TBMM’den çıkan haliyle 2012 bütçesinde de kamu kaynaklarının, kadınlar göz ardı edilerek paylaştırıldığını üzülerek gördük.
Toplumun kollektif ihtiyaçlarını karşılamak için planlanan merkezi bütçe, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik sistemi, istihdam ve ulaşım başta olmak üzere tüm alanlarda cinsiyetler arası eşitsizliği ortadan kaldıracak biçimde planlanmadığı sürece, kadına yönelik ayrımcılığın önüne geçmek mümkün olmayacaktır.
Kadınların güçlendirilmesi ve cinsiyetler arası eşitsizliğin giderilmesi için toplum kaynaklarının adil biçimde, cinsiyet eşitliğine duyarlı olarak dağıtılması gerekmektedir.
AB müktesebatı içinde de yer alan ve bir çok ülkede uygulanan toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe çalışmalarına, cinsiyet eşitliği konusunda geride kalan Türkiye’de fazlasıyla ihtiyaç vardır. Son yıllarda pek çok alanda hamle yapmış bir ülke olarak, cinsiyete duyarlı bütçelemeye geçmeye hazır olduğumuza inanıyor ve bu konuda tüm kamu kuruluşlarının bilgilendirilerek eğitilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Başta bakanlığınız olmak üzere konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğine
hazır olduğumuzu bildirir, çalışmalarınızda başarılar dileriz.”








Büyük tartışmada S&P mi haklı, Türkiye mi?