Malum Türk kadınları ev içi temizliğe çok düşkün. Deterjanı ve suyu bolca tüketiyorlar, mikropları öldürebilmek için tonlarca çamaşır suyu kullanıyorlar. Peki, kaldıkları otellerin, yemek yedikleri restoranların, kafelerin mutfaklarına bakıyorlar mı? Çocuklarını gönderdikleri okullardaki temizlik koşullarını sorguluyorlar mı? Bence, gittikleri her yerde işletmeleri hijyen konusunda hassas olmaya zorlamalı, ev dışındaki her alanda müfettişliği bizzat kendileri yapmalılar.
Türkiye’de ev dışı hijyen pazarı 750 milyon dolar
Geçtiğimiz günlerde, dünyanın en büyük ev dışı temizlik ürün ve hizmeti kuruluşlarından Diversey’nin Türkiye ve Kafkasya/Asya Cumhuriyetleri Genel Müdürü Cem Yengül ve ekibiyle Vogue’da buluştuk. Masamızda, Vogue Genel Müdürü Cenk Akın ve ülkemizin en büyük dağıtım ağı G2M ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz de vardı.
Cem Yengül’ün verdiği bilgiye göre, Dünya profesyonel hijyen pazarı 40 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe sahip. Türkiye profesyonel hijyen pazarının tahmini büyüklüğüyse 750 milyon dolar civarında. Ülkemizdeki ekonomik büyümeye paralel olarak sektör de hızla büyüyor. Özellikle son 10 yılda AB’ye uyum sürecinde yapılan çalışmalarla birlikte, toplumdaki hijyen bilincinde önemli bir artış kaydedilmiş durumda. Türkiye çapında 25 bin müşterisi olan ve bugüne kadar Türkiye’de 200 milyon dolar civarında yatırım yapan Diversey pazarı büyütmek için yoğun eğitim çalışmaları yapıyor.
Melih Şahinöz
Hijyen Lezzet Kadar Önemlidir
Diversey, “Hijyen Lezzet Kadar Önemlidir” başlığı altında bir kampanya yürütüyor. Bence, bir yemeğin hijyenik koşullarda hazırlanması, lezzetinden daha önemli. Daha temiz ortamlar için otel, restoran, kantin, kafe yönetimlerine büyük iş düşüyor. Vogue Genel Müdürü Cenk Akın’ın yaptığı gibi, tüm personeli temizlik ve kişisel bakım konularında da eğitmeliler. İnsan kaynaklarına yatırım yapmalı, çalışanlarına hijyeni baş tacı etmesini öğretmeliler.
Gıdanın mutfağa gelmeden önce geçirdiği süreç de çok önemli. Nakliye ve saklama koşullarının da hijyenik olması gerekiyor. G2M ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz’ün verdiği bilgiye göre, çoğu kez nakil araçlarında yeterli ısı koşulları sağlanmadığı için bozulan gıdaların sorumluluğu yemeği sunan son noktanın üzerinde kalıyor. Bu yüzden, işletmelerin “Hijyen de Lezzet Kadar Önemlidir” diyerek, malzemelerini aldıkları kuruluşları yakından takip etmesi ve her koşulda sağlıklı olunduğundan emin olması gerekiyor.
Ev dışı gıdaya yılda 25 milyar dolar harcıyoruz
Ülkemizde kişi başına düşen GSMH’nin artışına bağlı olarak perakendedeki büyümeyle birlikte, ev dışı gıda pazarı da büyüyor. Kantinler, kafeteryalar, AVM’ler, oteller, restoranlar, büfeler, kafeler, hastaneler gibi pek çok noktadaki toplam gıda servisi 25 milyar dolarlık bir Pazar oluşturmuş durumda. Büyük restoran ve catering zincirlerinin yanısıra, ülkemizde pek çok küçük işletme de bu pazarın içinde rekabet ediyor.
Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika gibi gelişmiş pazarlarda, uluslararası güçlü gıda servisi ve dağıtıcı şirketler hakim. Büyük oyuncular market markaları dahil büyük bir ürün gamı sunuyorlar. Ayrıca, sistemlerini bilgi işlem teknolojileriyle birleştirerek verimliliklerini artırıyorlar.
Gıda servisi pazarında Bonservis markasıyla iddialı olan Esas Holding’in Gıda Grup Başkanı Babür Çelebi’nin verdiği bilgiye göre önümüzdeki dönemde, Türkiye’de ev dışı gıda pazarı senede yaklaşık yüzde 5 oranında düzenli bir biçimde büyüyecek. Ölçek yaratanlar, yatırımcı sermayesi çekebilenler, ve uluslararası yöntemleri ve iletişimi kullananlar pazardaki paylarını artırmayı sürdürecek.
Yılda 2.5 milyar liralık çikolata tüketiyoruz
Ülkemizde 230 bin satış noktası var. Tümünde çikolata bazlı ürünleri bulmak mümkün. Nielsen 2010 verilerine göre,
* Türkiye’deki Çikolata Pazarının büyüklüğü: 2.5 milyar lira.
* Tüketimin yüzde 45’ini çikolata kaplı ürünler.
* Yüzde 35’ini çikolata.
* Yüzde 15’ini krem çikolata oluşturuyor.
* Kişi başına çikolata tüketimimiz yıllık 2 kilo.
* İsviçre’e bu rakam 11.
* Belçika’da 8.
* Yunanistan’da 4 kilo olarak gerçekleşiyor.








Facebook'un büyüklüğü ve bir Halka arz Hikayesi (I)