Çalışma Bakanlığı üç yıldır açıklanamayan işkolu istatistiklerini açıklayacak.Açıklayamıyor. İstatistikler hazır olmadığı için değil... Ortalığın karışmaması için...
Çünkü gerçeği yansıtan istatistikler açıklanır ise, bugüne kadar gerçek olmayan rakamlara dayalı olarak toplu sözleşme yapma yetkisine sahip sendikaların çoğu bu yetkiyi kaybedecek. Toplu sözleşme yetkisini kaybeden sendikanın yaşama şansı yok olacak.
Yürürlükteki yasaya göre bir sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için kurulu bulunduğu işkolunda (örnegin gıda-dokuma-gemi inşa sanayi işkolu gibi) çalışan tüm işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) bu sendikaya üye olması gerekiyor.
Toplu iş sözleşmesi yapma yetkisine sahip sendikanın kurulu bulunduğu işkolundaki bir işyerinde (Örneğin A şirketinin fabrikasında) toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için ise o işyerinde çalışan işçilerin yarısının bu sendikaya üye olması zorunluluğu var. (Bunlar 1983 yılında çıkarılan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi,Grev ve Lokavt Kanunu’nun 12’inci maddesinin hükümleri.)
Gerçek rakamlar farklı
2009 yılı başına kadar sendikaların “Yüzde 10 toplu sözleşme yetkisi” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayınladığı istatistiklere göre belirlendi. Daha sonra sonra bakanlığın istatistikleri yerine Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistikleri esas alınmasına karar verildi..SGK istatistikleri, işyeri kayıtlarına ve prim ödemelerine dayalı olduğu için ,her işkolunda gerçek işci sayısını gösteriyor. Bu istatistikler yayınlanır ise, daha önceki hesaplar alt-üst olacak.Çok sayıda sendikanın, belli iş kolunda yüzde 10 işciyi temsil etmediği ve bu nedenle toplu sözleşme yapma yetkisinin olmadığı ortaya çıkacak..
İşte bu nedenle sendikaların isteği ile 2009 yılından bu yana işkolları itibariyle işci sayısını gösteren istatistikler yayınlanmadı.
Yayınlanması geciktirilen (gerçeği yansıtan)SGK verilerine göre 10 milyonu aşan işçilerin 900 bini aşan bölümü bir işçi sendikasına üye Bu verilere göre sendikalaşma oranı yüzde 9 dolayında.
Bazı sendikaların yaşaması zor
Bu veriler ile son olarak 2009’da yayımlanan ( Sendikaların bugünkü toplu sözleşme yetkilerine esas olan-gerçeği yansıtmayan) bakanlık verileriyle büyük fark var.
Gerçeği yansıtmayan eski verilere göre 2009 yılı başında 28 işkolunda 5.4 milyon işçi var. Bunların 3.2 milyonu sendika üyesi. Sendikalaşma yüzde 59 oranında. Türk-İş’in 2.3 milyon , Hak-İş’in 431 , DİSK’in 426 bin, bağımsız sendikaların 135 bin üyesi var.
Türk-İş’in 33, Hak-İş’in 11, DİSK’in 16, bağımsızların 44 olmak üzere toplam 104 işçi sendikası bulunuyor.
Başbakanın duruma el koyduğu, TBMM’nde görüşülen tasarı ile yüzde 10 barajının yüzde 3!e çekilmesini talimatını verdiği bildiriliyor. Anlaşıldığı kadar ile bu durumda gerçek işkolu istatistiklerinin yayınlanmasına da engel kalmadı.
Ama sendikalar gene mutlu değil. Çünkü yüzde 3 barajında bile toplu sözleşme yetkisine sahip 51 sendikadan 20’si barajı aşamıyor. TBMM’ndelki tasarıya bir madde eklenerek yüzde 3 barajına göre sendikaların yeniden teşkilatlanmaları için 1 yıllık bir süre tanınması öngörülüyor.








Yeteneksiz Avrupa liderlerinin komik çaresizliği