EkonomiRSS
Tümü
11 Şubat 2011 - 23:42

Suriye Şanlıurfa için tehdit mi fırsat mı olacak?

Fatoş Karahasan Markalar trendlerfatos.karahasan@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Capital-Ekonomist-Finansbank işbirliğiyle yürütülen Anadolu Markaları yarışması bu yıl çok yüksek bir ilgiyle ilerliyor. Geçen hafta Şanlıurfa’daki toplantı da çok kalabalıktı. Sanayi ve Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda bölgenin markalaşma fırsatları üzerinde duruldu. Kentin iki yöneticisi Vali Nuri Okutan ve Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba büyük projelere imza atıyorlar. Ancak özel sektörün dinamik olması ve yeni girişimlere başlaması gerekiyor. 
Şanlıurfa’da çarşı, pazar gezecek vaktimiz oldu. Sohbet ettiğim esnaf temsilcileri, Urfalıların benzin, gıda, erzak, giyim alışverişlerini yapmak için Suriye’ye gitmesinden rahatsız. İşlerinin azalması ve rekabet güçlerinin kalmadığından dert yanıyorlar. Urfa elini çabuk tutmalı. Ürün ve hizmetlerin tasarımına, üretimine, satış noktasına kadar fark yaratacak bir yapı tasarlamalı. Ayrışmanın, marka değerini artırmanın yollarını aramalı. Cazibe merkezi haline gelmek için gece gündüz çalışmalı. Erken kalkan yol alır denir. Suriye büyük yatırımlar yapıp bölgenin alışveriş merkezi olmadan, Urfa ilişkiyi fırsata çevirecek yapılanmaya hız vermeli.

Urfa’da örnek bir kadın girişimci: Asuman Yazmacı
Şanlıurfa gezimiz sırasında, Cevahir Konukevi’nde, yer sofrasında çok lezzetli bir akşam yemeği yedik. Akel Saz Grubu’nun Urfa türküleri eşliğinde, restoranın sahibi Cevahir Asuman Yazmacı’yla sohbet ettik. Yazmacı, Viranşehirli büyük bir ailenin kızı. 1994’de üniversiteyi bitirip kendi eczanesini açmış. Urfa’nın hizmet kalitesi yüksek bir restorana sahip olması hayaliyle, 160 yıllık bir manastır binasının ihalesine katılmış. Zorlu bir süreçten sonra Cevahir Konuk Evi’ni yaratmış. Taş binanın üst katını 6 odalı bir butik otele, alt katı, bahçeyi, terası restoran ve kafeye dönüştürmüş. Bir kadın girişimci olarak çok zor günler geçirdiyse de artık kentin sevilen sayılan iş kadınları arasında kabul görüyor. Bölgedeki kadınların eğitim ve girişim projelerinde önemli roller üstleniyor.

Harran’daki toprak da su da Suriye’ye gidiyor
GAP’ta çiftçi su ve gübreyi hoyratça kullanınca, 1995’ten bugüne, Harran ve Akçakale’de önemli bir miktar toprak tuzlandı. Çoraklaştı. Her yıl suyun  yüzde 20’si boşa gidiyor, toprağın milyonlarca yılda oluşmuş olan en verimli üst katmanını da  yanında götürüyor. Su ve toprağımız Suriye’ye akıyor. Bir an önce, kapalı sulama sistemine geçmezsek, çocuklarımıza çorak topraktan başka bıracak bir şeyimiz kalmayacak.

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
©Copyright 2011